CADI AVI

Ateş beni çağırıyor...Uzaklardan çok uzaklardan, mor dağların eteklerinden gelen
boğuk iç gıcırdatan metalik sesler beni içine çekiyor. Ayak seslerim bile duyulmuyor
yanan gecenin içinde. İn cin kaçıyor her adımımda. Göz kapaklarım yetmiyor pırlanta
gibi ışıldayan gözlerimi örtmeye. Öyle ürkünç bir haldeyim beyaz geceliğim bir yılan
gibi sarıyor beyaz bacaklarımı. Kızıl saçlarımdan kan damlıyor toprağa...Koca koca
kütükler can çekişiyor ateşin koynunda, benden başka kimse duymuyor ulu ağaçların
canhıraş çığırtılarını .Mor dağlarının ardında, gök alev alıyor ve sesler o korkunç
sesler yaklaşıyor, yanan meşaleler eşliğinde.
Soluğumu kalbimde, kalbimi ağzımda hissediyorum.
Biraz daha hızlandırmam gerekiyor sessiz adımlarımı ama elim ayağım dolaşıyor
ormanın ıssızlığında. Yer yön duygumu yitirmiş gibi kalıyorum olduğum yerde. Telaş
ve korku esir almadan tüm benliğimi saklanmalıyım. Derin bir nefes alıp hatırlamaya
çalışıyorum, burnuma tanıdık bir koku değiyor. Biliyorum bu kokuyu düşlerimden.
Hatme çiçeği kokusu bu! Lavanta, dağ menekşesi, yağmur ağaçlarının kokusu.
Büyük annemin efsunlu avuçları titreyen ellerimi kavrıyor. Bırakıyorum kendimi.
Korkularım bir bir uzaklaşırken, ben kokunun içine hapsoluyorum. Gözlerimi kapatıp
küçük ellerimi küçük kalbime değdiriyorum. İçimden saymaya başlıyorum. Yüreğimin
tam orta yerinden yeşil bir hare belirip çepeçevre sarıyor beni.
"Artık güvendesin küçüğüm, kalbin senin sığınağın. Korkma! Korkularının esiri olma.
Herkesin ateşi korkuları kadardır. O ateşi söndürmekte, körüklemekte senin elinde.
Yum gözlerini ve hisset ilahi." Büyük annemin sesi bütün sesleri bastırıyor.
Ağaçlar hareket ediyor, dağ taş dört dönüyor etrafımda. Sarmaşıklar, bitkiler, çiçekler
kuşatıyor çiğ bedenimi. Gizli bir ayinin tam ortasında bir tanrıça edasıyla
selamlıyorum tabiatın mucizesini... Ağaçtan, kayadan, sarmaşıklardan bir set
örülüyor etrafımda.
Azgın, kana susamış sesler yaklaşıyor yanan meşaleler eşliğinde...."CADIYI
YAKALAYALIM...CADIYI YAKALIM..."
Öylece seyrediyorum yanımdan usul usul uzaklaşan meşalelerin rengarenk raksını...
Ve kötülük tüm sinsiliği ile yalayıp geçiyor kulaklarımı....



Yorumlar