top of page

"Sıradışı Geçit" kitabı İnceleme

Yazarın fotoğrafı: Güz Köşesi
Güz Köşesi
10 Şub
2 dakikada okunur

"Sıradışı Geçit" Açıklaması

Yabancı giderken sadece silueti kalmıştı. Sanırım, o da küsmüştü bana. Kafasını tekrar çocukların odasına uzattı, yine aynı hışımla geri çekti. Hızla merdivenlerden aşağıya indi. Ben de odama girmiştim ki Ağah Efendiyi beylik tabancasıyla yukarı çıkarken gördüm. “Beyim, ne oluyor?” demeye kalmadan çocukların odasına giren Ağah Efendi, tek tek ateş ederek bütün çocuklarına kıydı. Çocuklarımın kanatları yer gök, ala boyandı. Bana döndü, “Bak hatunum, mandaları öldürdüm, çocuklarım artık rahat uyuyabilirler!” dedi. Asiye son bir umut sordu, gider mi dipsiz kuyuya… “Deniz,” diye seslenen babasının sesine cılız, kış serçesi soğuk bir rüzgâr vınlaması gibi acı bir inlemeyle karşılık verdi. Halil seslendi oğluna. “Koca bir Deniz, küçük bir Serap’ta boğulamaz, yettim oğlum!” Dünyada düzen bozulmuştu bir kere, yeni yasalar çıkmış, cinayet işleyenler sokaklarda dolaşırken hırsızlık yapanlar idam ediliyordu. Açlık, sefalet, pislik, hastalık ve cehalet sömürülen ülkelerin ortak kaderi oluyor. Diğer ülkeler, kirli kan kokan ellerine ak eldivenlerini takıp ovuşturuyorlar, sonra medeniyetten dem vurup demokrasiden konuşuyorlar alayla. Bunların Venüs ve diğer gezegenlerde olmasına ne senin gönlün el verir ne de diğer varlıkların…


PENCERENİN PERDESİNİ ARALAYAN CESUR YAZAR...

“Bu acıyı anlatmam imkansız. Dünyadaki bütün ayrılıkları,

kederleri, hüzünleri, ölümleri üst üste koysalar, semaya

merdiven yapsalar, tarifi olmayan bir acı…”

Bakır Mangal, Zeynep GÜNEŞ


Ters köşe bir öykü okumanın tadı edebiyat severler için

başkadır. Peki, ters köşe kitap mı olur? Olurmuş! Zeynep Güneş,

Sıradışı Geçit’te bana bunu öğretti. Yukarıdaki dizelerin

gördüğüm kitap kapağının altında saklı olduğu aklıma gelmezdi.


Görselden biraz bilim kurgu biraz da fantastik bir romanla

karşı karşıya olduğunuzu zannedebilirsiniz. İlk ters köşe

buradan geliyor. Bu bir öykü kitabı…


“Bakır Mangal”da klasik Türk Edebiyatının kadim yazarlarının

kaleminden izler hissettim.

Zeynep Güneş bu öyküsünde “cesur” bir bakış açısıyla kurguyu

yaratmış. Bana sorarsanız “Bakır Mangal” başlı başına bir

inceleme konusu. Öykünün çözülme kısmının şok edici etkisini

bir kenara koyarsak, günümüz insanının yönlendirilmiş bakış

açısını bir yana bırakıp bambaşka bir pencereden olayları ele

alabilme cesaretine hayran kaldım. Tarihin gerçeklerinin,

iki binli yılların şehir insanının gerçekleriyle her zaman

örtüşmediğini, tek hakikatin bizim hakikatimiz olmadığını

yüzümüze çarpan bir hikâye. Zaman, devir ve öğretilmiş

doğrularımız… Belki bu üç köşeyi artık biraz yumuşatmamızın

zamanı gelmiştir.


“Dipsiz Kuyu” da günümüz gerçeklerine sert bir girişle ikinci

ters köşe geliyor. Yazar öyle olmadığını söylese de ben

hikayenin finalinde bir kurtuluş umudu olduğuna inanıyorum.

Ee, okur hakkı diye bir şey var…


Her öykü ayrı ayrı ele alınıp üzerinde düşünülmeye değer. Ama

kitabın bende bıraktığı iz daha bütünsel. Her birinde farklı

dönemlerin farklı mekanların karakterleri başrolde. En sıradan

karakterin bile hikayesinde en sıra dışı finali görüyoruz. Bu

da bana hiçbir hayatın bizim dışardan gördüğümüz gibi

olmadığını hatırlattı. Bilmediğimiz nice canlarda bilmediğimiz

ne sırlar gizli…


Sadece bu mu ters köşe? Bitmedi! Yazar kitabın ortasından sonra

bir de tür değiştirmez mi! Bilimkurgu hikâyelerinde afalladım.

Sanki yazar bana meydan okuyor. “Bilimkurgu da yazarım,

fantastik de”


Yazarımız bu öykülerin sadece fantastik kurgular olduğunu

söylese de ben ilk öykülerin etkisiyle hâlâ kurgunun içinde bir

gerçeklik, kendi sıradan dünyama bir selam arayışındayım. Okur

hakkı dedik bir kere, fantastikten çıkardığım realistik

anlamlar da bana kalsın.


Gelelim okur izine…

Her sıradanlıkta bir farklılık, her farklılıkta bir aşinalık

bulabilirim. Yeter ki başka pencerelerin perdelerini aralamaya

cesaret edebileyim.

 
 
 

Yorumlar


FİKİR

SANAT

EDEBİYAT

NEDEN YAZMALIYIM?

Bilime göre hikaye veya metin yazmak:

   * Duyguları yöneten bölüm.

   * Hafızayı yöneten bölüm. 

   * Mantık ve karar verme bölümünü.

Aynı anda çalıştırır. Yani yazmak, beynin

birçok yerini aynı anda çalıştıran nadir aktivitelerden biridir.

​

Bu yüzden düzenli yazan insanlarda: 

Düşünme becerisi güçlenir, olaylar arasında bağlantı kurma kolaylaşır, stres azaltır, duygular daha sağlıklı ifade edilir...

İLETİŞİM

Öykülerinizi Bize Gönderin.

bottom of page