

SÜPER BABAANE
Pelerinli, kırmızı donlu super kahramanlar henüz yeryüzüne teşrif etmemiş, gözyüzünde şöyle bir süzülmemişken bizim peştamalli, entarili, yelekli, pazen donlu süper babaannelerimiz vardı. Gün ışımadan, horozlar ötmeden, kargalar kahvaltısını yapmadan, uyanırdı bizim kahramanlarımız. Soğuk sularda abdest alır, sobayı yakar, ahıra gidip sarı kızın başını okşar, bir yandan hasbihal ederken diğer taraftan memelerini usul usul incitmeden sağar, sütü tencereye boşaltıp yanan harlı

REYHAN METE
6 Şub


CÜZZAM
Gök, madenden bir tabut gibi kapanmıştı şehrin alçak çatılı evlerinin üzerine. Yağmur, tüm cömertliğini ve maharetini şehrin dar sokaklarında biriken idrar ve dışkı kalıntılarını temizlemek için sergiliyordu. Havaya kasvetin ağır kokusu sinmişti. Eleanor gözlerini tavana dikmiş mırıldanıyordu: “Yüce Meryem, seni affetmiyorum. Sen yanlış yapmış olabilirsin ama ben yapmayacağım. Çürüyecekse fani bedenim, varsın çürüsün!” derken sesi bir anda yükselmişti. Etrafında bulunan kadın

REYHAN METE
6 Şub


CADI AVI
Ateş beni çağırıyor...Uzaklardan çok uzaklardan, mor dağların eteklerinden gelen boğuk iç gıcırdatan metalik sesler beni içine çekiyor. Ayak seslerim bile duyulmuyor yanan gecenin içinde. İn cin kaçıyor her adımımda. Göz kapaklarım yetmiyor pırlanta gibi ışıldayan gözlerimi örtmeye. Öyle ürkünç bir haldeyim beyaz geceliğim bir yılan gibi sarıyor beyaz bacaklarımı. Kızıl saçlarımdan kan damlıyor toprağa...Koca koca kütükler can çekişiyor ateşin koynunda, benden başka kimse duy

REYHAN METE
6 Şub







